Türkçe İngilizce

Hürriyet Bursa ropörtajı 14-08-2017 Sibel Bağcı Uzun

Uluslararası kurul sertifikalı emzirme danışmanı olarak Türkiye’nin ilk ve tek hemşiresi olan Doç.Dr. Güliz Onat, emzirmenin bebeği beslemenin dışında mucizevi etkilere sahip bir sanat olduğunu belirtirken, en başarılı emzirme hikayelerin babanın desteğiyle olduğunun altını çiziyor.

 

Doç.Dr. Güliz Onat ile Bursa İnner Wheel Yıldırım Bayezıd Kulübü ve Nilüfer Belediyesi işbirliğinde gerçekleştirilen “Emzirme: Süt vermenin çok ötesi” konulu seminerde bir araya geldik. Nazım Hikmet Kültürevi daha önce hiç bu kadar doğal bir seminere ev sahipliği yapmamıştır eminim. Çünkü semineri bebekleriyle dinlemeye gelen anneler,  seminerin özüne uygun şekilde bebekleri acıktığında emzirerek gerçek anlamda interaktif bir ortam yarattı. Anne ve bebeğin yaşadıklarını bir aşk ile tanımlayan Güliz Hanım’a, anne sütünün faydasını bilen iki erkek çocuğu annesi olarak katılmamak mümkün değil.

 

Öncelikle Bursa İnner Wheel Yıldırım Bayezıd Kulübü Başkanı Dr.İlay Yılmazlar’a halka açık olarak düzenledikleri “anne ve çocuk” etkinlikleriyle Bursalıları Doç.Dr. Güliz Onat ile buluşturduğu için teşekkür ediyor, son derece önemli mesajları bu vesileyle tüm anne adayları ve annelere ulaştırmak için sabırsızlanıyorum.  

 

Güliz Onat Kimdir?

Kadın Sağlığı ve Doğum Hemşireliği Anabilim Dalı Doçenti Güliz Onat, aynı zamanda uluslararası kurul sertifikalı emzirme danışmanı olarak Türkiye’nin ilk ve tek hemşiresidir. Bir vakıf üniversitenin ebelik bölümünde akademisyendir. Beş sene klinik hemşireliğinin ardından, uzun yıllar üniversitelerde ebelik bölümünde akademisyenlik ve doğumhanelerde stajyer öğrencilerin eğitmenliklerini yaptı. Hamile pilatesi eğitimlerini tamamlayarak, anneleri doğal doğuma hazırlama konusunda pilates ve meditasyon yoluyla yardımcı olan Onat, ayrıca cinsel sağlık eğitmenidir. 

 

Emzirme Danışmanı kavramı hayatımıza yeni girdi. Aslında çok ihtiyaç vardı da biz mi bilmiyorduk? Siz nasıl karar verdiniz bu konuda danışmanlık yapmaya?

 

Yeni annelerin çokça emzirme sorunu yaşadıklarını ve yeterli uzman desteği bulamadıklarını gördüm, çünkü ülkemizde emzirme yani laktasyon bilimini bilen pek kimse yok. Genelde emzirme doğal bir süreç olduğu için bu süreçte sorun yaşanılmaz diye görülüyor, halbuki tam tersi. Bu konuda uzman hiç kimsenin olmadığını ve  annelerin yardımsız kaldığını görünce, yurt dışından eğitimler alıp, Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası sertifikaya sahip emzirme danışmanı ebe-hemşiresi oldum.

Emzirme bu kadar doğal olmasına rağmen, neden bu kadar sorun yaşanıyor?

Genellikle doğum şekillerinden kaynaklanıyor, bu süreçte sezaryen oranlarının çok fazla olduğunu gördüm. Doğal doğum yaparak emzirme sorunlarının engelleneceğini düşündüğüm ve bu konuda destek vermek için Kadın-Doğum Hemşireliği doçenti olarak biriktirdiğim bilgileri onlara sunmaya karar verip, hamilelerin doğuma hazırlanması için danışmanlık yapmaya başladım. Ancak sadece bilgi ile doğuma hazırlanamaz. Anatomi ve fizyoloji bilgimin yanına pilates eğitimlerimi de alarak annelerin bedenlerini de doğuma hazırlıyorum. Kısacası bir bütünlük içinde kadının gebeliğinin en başından emzirme dönemine kadar uzman tek bir kişinin; onun bedenini daha iyi tanıyıp, daha iyi destek olacağına inanıyorum. Böylelikle başlangıç noktam olan doğumların doğallaşmasına; hem sağlık eğitimi basamağında “doğumun mahremiyetine saygılı” ebe öğrenciler yetiştirerek, hem de alanda hizmet basmağında kendimce, gücümün yettiği ölçüde destek olabiliyorum.

 

Yani emzirme sürecine hazırlık hamilelikte mi başlıyor? Anneler bu konuda ne kadar bilinçli?

Evet emzirme kararı hamilelikte alınıyor, çünkü anne mamanın zararları hakkında ne kadar bilinçli ise, emzirme ve anne sütü ile besleme konusunda da o kadar kararlı oluyor. Bu bilinçlilik durumu ise, hamilelik sırasında anne rolüne hazırlanmakla ilişkili bir durum. Anneler artık okuyarak, sosyal medyada takip ederek, doğuma hazırlık eğitimlerine katılarak, etrafında gördüğü annelik modellerini kendince yorumlayarak bu sürece hazırlanıyor. Mesela kendi annesi tarafından mama ile beslenmiş bir anne adayı, kendi çocuğunu da mama ile besleyebiliyorken; etrafında emzirilen çocukları görerek büyüyen bir anne adayı “emzirmenin sadece beslenmek olmadığını” çok iyi biliyor. Anne-bebek arasında tarif edilemez bir bağlılık olduğunu da çocuk büyüyüp, yetişkin olduğunda annesi ile ilişkisine bakarak gözlemleyebiliyor.

O nedenle emzirme konusunda küçük bir zorlukla karşılaştığında hemen biberon ya da mamaya başlamak yerine, bir emzirme danışmanı ile çalışmanın önemini kavramış durumdalar. Hamilelikte alınan emzirme eğitimleri ise, doğumdan hemen sonra mama takviyesi, biberon, sütün inmemesi gibi durumların önüne geçip, bebeğin hayata ilk başlangıç anının doğal olmasını sağlıyor. Böylelikle ilk yaşam anı sekteye uğramayınca her şey zaten kendi doğallığında akıp, gidiyor.

 

BATI BİZE HAYRANLIKLA BAKIYOR

Dünya Sağlık Örgütü bebeğin ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi önerisini yapıyor.  Siz başka bir boyut daha getiriyor, her fırsatta “emzirmenin çok ötesi” vurgusunu yapıyorsunuz?

Çünkü emzirme sadece bebeği beslemek değil, aynı zamanda bebekle anne arasında çok özel bir bağ oluşturmak ve bebeklerin sevgi-şefkat ihtiyacını, dokunmanın iyileştirici etkisini de kullanmaktır aslında. Bebeğin beynini, kişiliğini, güven duygusunu geliştiriyorsunuz. Diğer yandan, “emzirmenin çok ötesi” diyoruz çünkü aynı zamanda çocuğunuzun diyabet, alerji hastası olmasını engelliyor, çocukluk çağı kanserlerinden koruyorsunuz. Anne açısından da emzirme yumurtalık, rahim gibi kadın kanserlerinden koruyor. Aile bütçesine de çocuğunuzu sık sık doktora götürmediğiniz ve mama almadığınız için aile ekonomisine de katkı sağlıyorsunuz. Geleneksel toplumlarda emzirme daha yoğun ve batı toplumları biz ve bizim gibi toplumlara hayranlıkla bakıyor. Çünkü özellikle ABD’de de sadece mama ile beslenen bir kuşak var ve şu anda her 3 kişiden biri obez.  Bu nedenle onlarda da artık emzirmeye teşvik var.

 

 ANNE-BEBEK ARASINDA BİR “AŞK VAR

Emzirmeyi aslında bir sanat olarak nitelendiriyorsunuz, “Aşkla besle” sloganı nereden geliyor?

Emzirme sırasında ya da annenin bebeğini her düşündüğü, kokladığı ya da gördüğü durumda, beyinden oksitosin yani sevgi hormonu salgılanıyor. Bu sevgi hormonu adını verdiğimiz oksitosin, aynı zamanda cinsel ilişki esnasında da salınıyor, o nedenle adına aşk-sevgi hormonu denilmiş. Yani anne-bebek arasında da bir “aşk” yaşanmakta. Anne ve bebeğin birbirine aşkla bağlanmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri olduğu için; “Aşkla besle” buradan geliyor. “Aşkla emzir” ifadesini özellikle kullanmadım çünkü bazı anneler emziremeyip, farklı yöntemlerle besliyor, onları da kapsaması açısından nasıl beslersen besle, ister emzirerek, ister farklı yöntemle, ancak beslerken “aşkla besle” mesajı veriyor. Sarılarak, onunla konuşarak, dokunarak, göz teması kurarak beslemek, duygusal bağı güçlendiren en önemli unsurlardır.

 

 GÜLŞEN ANNELİĞİYLE HAYRAN BIRAKTI

Gülşen'in emzirme serüveninde de danışmanı oldunuz. Gözlemleriniz neler?

Gülşen, benim hayranlıkla izlediğim bir sanatçı. İnsanın hayranı olduğu bir sanatçıyı yaşamının en özel anında destekleyebilmek beni çok mutlu etti. Gülşen, hümanist bir insan, çok fedakâr bir anne, Ozan Bey'de en büyük destekçisi. Doğal annelik iç güdüleri çok gelişmiş, sezgileri çok güçlü ve sezgilerine güvenen bir anne. Azur Benan ilk doğduğu andan itibaren sadece anne sütü ile beslendi. Hamilelikten itibaren emzirme konusuna özel bir önem verdi ve hazırlık yaptı. Bazı anneler için geceleri emzirmek uykusuzluk ve yorgunluk şikâyetleri olabiliyorken, Gülşen için tam tersi bunlar mutluluk verici şeyler. Bir an bile pes etmedi, Azur her istediğinde emzirdi. Geceleri Azur'u emziriyor, konserlerde Azur hep yanında, ideal olan bir annenin bebeğini yaşamına entegre etmesidir. Gülşen bunu yaptı. Azur annesine ve memeye çok düşkün ve mutlu bir bebek. Gülşen, sanatı kadar annelik tarzıyla da beni kendisine hayran bıraktı.

 

BABALARIN DESTEĞİ ÖNEMLİ

 Danışmanlık sürecinde sizi en çok etkileyen şey nedir?

Beni en çok annelerin azim ve kararlılıkları etkiliyor. Bana ulaşan anneler bebeklerini emzirmek isteyen ve emzirmenin bir sihir olduğunu kavramış anneler. Onların onca zorluğa rağmen yılmayıp, büyük özveri ile önerilerimi tutması sonucu, gece gündüz herhangi bir saatte onların iyi haberlerini alabiliyorum. Mesela danışmanlık verdiğim bir ev ziyaretinden dönerken trafiğin ortasında bunalmış, aç bir halde beklerken, memeye dönen bir bebeğin başarı haberini almak günümü bir anda güzelleştirebiliyor. Ya da doğuma benimle hazırlanmış bir pilates öğrencimin doğal doğum yapıp, bebeğin hemen emmesi mutluluk verici. Bazen de doğumu gecikmiş annelere yardım ediyorum, sezaryen olmamak için bana ulaşıyorlar, birlikte biraz çalıştıktan sonra, doğumları kendiliğinden başlayıveriyor, böylelikle doğal doğum ve emzirmenin keyfini çıkarıyorlar. Ben de tabi onlara yardım etmiş olmanın keyfini J Web sitemde ayrıca (emzirmedanismanligi.com) yayınladığım makalelerle herkese ulaşmaya çalışıyorum.

Yalnız en başarılı emzirme hikayelerinin ise babaların destek olduğu tablolar olduğunun altını çizmek isterim.

 

Bu sitede yer alan tüm yazılı ve görsel materyaller emzirmedanismanligi.com sitesine ve site sahibine aittir. copyright © 2015 - 2017