Evlatlık Edinmeden, Süt Bankasına Bağışçı Olmaya Dek Uzanan Bir Başarı Hikayesi !

Biyolojik olarak doğum yapmayan ve evlat edinen annelerin yumurtalıkları bile olmasa, emzirebilmeleri mümkün !

 Çünkü emzirmek bir AŞK işiydi ve biz de AŞKLA BESLE’yen annelerdik. Emzirmek için gerekli iki hormon da beyinden salgılanıyordu, dolayısıyla yumurtalıklarımıza bile ihtiyaç yoktu emzirmek için.

Bu bölümde, durumu bir adım öteye taşıyan bir anneyi sizlerle tanıştırmak istiyorum. Bu anne, literatüre geçen ilk vaka ! Hem doğurmamış, hem de evlat edineceği bebeğini emzirmek için bebeği almadan 6 ay önce süt üretimi için giriştiği hazırlık yolunda, öylesine süt üretmeyi başarmış ki, günlük üretimi 3. ayda 300 cc’yi bulup, buzluğu süt taşmaya başlayınca, kendini süt bankasına bağış yaparken bulmuş ! Üstelik bu anne süt üretimi için herhangi bir hormonal ilaç dahi kullanmamış ! Biliyorum, Anadolu topraklarında bu tür hikayelere rastlamak mümkün. Bu İspanyol anne, bilimsel literatüre geçmesi anlamında bir ilk.

Bu anne, 37 yaşında üstelik. İspanya’da gerçekleşiyor bu olay. Bu annenin daha önce bir düşüğü var. Ardından çocuk sahibi olamamış. Hiç emzirme deneyimi yok. Eşi ile tüp bebek tedavisi görmek yerine evlatlık almayı tercih etmişler ve onu emzirmeyi başarmış. Sadece onu mu? Sütünü bağışladığı her bebeğe dokunmuş aslında… Çünkü toplamda 12,78 litre süt bağışlamış.

Bu sonuç için uluslararası kurul sertifikalı bir emzirme danışmanıyla çalışmış. Onun duygusal desteğinin çok önemli olduğunu belirtiyor. İlk süt damlalarını 3. haftada görmüşler. Evlatlık aldığı bebeği 6. gün kendisine teslim ettiklerinde, hiçbir zorluk çekmeden emzirmiş ve ilk altı ay sadece anne sütüyle beslemiş. Evlatlık çocuğu şu an 2 yaş civarında ve kendisi emzirmeye halen devam ediyor.

2010 yılından başka bir ilham hikayesi daha verelim. Bu kez daha önce hiç emzirme deneyimi olmayan ve evlatlık aldığı prematüre ikizlerini emziren bir anne var karşımızda. Elbette ki bu annede bir emzirme danışmanıyla evlatlık almadan aylar önce süt üretimi konusunda çalışmaya başlıyor. Bebekleri kucağına aldığında günde 700 cc süt üretebilir hale gelmiş.

Evlatlık alan çoğu anne neden emzirmek istiyor? Çünkü evlatlık aldığı bebek/çocukla gerçek bir bağ kurmak istedikleri için ! Emzirmek, aslında bu birbirine yabancı iki insan arasında öylesine muhteşem bir bağ kuruyor ki, bebeğin evlatlık edinildiği annesini sevmesi için, o annenin karnında dokuz ay yaşamasına ya da onun tarafından doğrulmasına ihtiyacı yok. Onun tarafından beslenmesi, emzirilmesi, bakımının onun tarafından yapılması, bu muhteşem bağı oluşturmak için en önemli faktörlerden.

Anneye mesaj: “Emzirme beynin ve kalbin yaptığı bir iş” aslında. Bunun için ne doğum yapmaya, ne memelere, ne yumurtalıklara, ne rahime, ne de başka bir şeye ihtiyaç var. Resimde görüldüğü üzere, kadın olmak bile gerekmiyor emzirmek için 

Aşk’la yaptıktan sonra, bir bebeği değil, İspanyol annenin yaptığı gibi birkaç bebeği bile emzirebilmek mümkün! Sadece bedeninize güvenip, kaygı ve endişelerden uzak durup, deneyimli bir emzirme danışmanıyla çalışmak yeterli. Bu sonuca ulaşmada en önemli faktör elbette ki annenin isteği, çabası ve eşinden aldığı destek. Eşi ile tam bir uyum/AŞK ve işbirliği içinde olan annelerin emzirme süreleri daha uzun ve keyifli. Gerisini zaten bebeğinize duyduğunuz AŞK yapıyor.