On yılı geride bıraktığım emzirme danışmanlığında, “en çok hangi şikayetle başvuru oluyor” sorusunun cevabıdır meme reddi, emme grevi… Şimdi biraz rahatlayın. Demek ki, bunu yaşayan tek ve yalnız anne siz değilsiniz. Herkesin başına gelebiliyor..
Büyüme atakları nedir?
35 yıllık gözlemlerini Harika Haftalar kitabında özetleyen Dr. Hetty van de Rijt ve Dr. Frans Plooij’e göre bebekler yaşamlarının ilk 20 ayında büyük gelişimsel sıçramalar gösterir. Bu sıçramalar, tıpkı uzun atlama yapan bir atletin, uzun bir sıçrayış öncesi, bir adım geriye gidip, sıçraması gibidir. İşte bu geri adımda, bebeklerde ağlama, keyifsizlik, emme sorunları ve uyku problemleri görülebilir. Bu dönemlere büyüme atakları denir. Bebeğin huysuzlanmasına şaşırmamak gerekir çünkü büyümek zor bir iştir. Hediyelerini de beraberinde getirir. Mesela; bu sıçramadan sonra bebekler kendilerine yeni bir ses, yeni bir hece, yeni bir gülümseme, elle kavrama gibi pek çok yeni şey katar.
Büyüme ataklarında emme grevleri
Özellikle bebeklerin büyüme atakları yaptıkları 3. hafta, 6. ve 12. hafta gibi zamanlarda meme grevleri daha sık görülür. 1. ay, 10-11. haftalar, 15-18. haftalarda kafa çevresi olağanüstü gelişir. Beyin kayıtları, bu dönemde beyin dalgalarının 4. ay gibi farklılaştığını gösteriyor. Tam da ilgilerinin çevreye dönük olduğu ve yakını gören gözlerinin artık uzağı da görebilmesine bağlı, odada hareket eden bir insan, bir ses, dışarıdan gelen bir gürültüyü anlamlandırmak için memeyi bırakıp, sesin ya da hareketin geldiği yöne bakmaya başlarlar. Bu değişim bazı anneleri emmiyor, kısacık emip bırakıyor diye üzebilir. Halbuki bu bir büyüme atağı ve bebeğiniz büyüdükçe kendine yeni beceriler ekliyor. Bu doğal süreci kabullenmeniz gerekir. Artık sizin değil, kendi istediği zamanlarda ve kısa sürelerle emecek. Emzirme aralıkları uzayacak. Doğal süreci kabullenmek gerekir.
Büyüme atakları ne zaman olur?
Bir bebeğin yaşamının ilk 20 ayında on büyük gelişimsel sıçrayış gerçekleşir. 5., 8., 12., 15., 23., 34., 42., 51., 60., ve 71. haftalarda görülebilir. Her bebek farklıdır ve eşsizdir, bu nedenle bazı bebeklerde sıçrama dönemleri için iki haftalık erken ya da geç sapmalar görülebilir. Bebeğinizin sıçrama dönemlerini Harika Haftalar kitabından, mobil uygulamasından (Harika haftalar isimli aplikasyon) ya da thewonderweeks.com sitesinden bebeğinizin doğum tarihini girerek, görebilirsiniz. Eğer anlam veremediğiniz bir değişiklik varsa, bebeğinizin büyüme haftasında olup, olmadığını kontrol edin. Ancak her zaman altta yatan herhangi bir kulak, idrar yolu enfeksiyonu ya da bir hastalık durumunu dışlamak için ilk önce bebeğinizin doktoru ile iletişime geçin.
Her atağın karakteri de farklıdır
Her atakta farklı durumlar görülür. Örneğin; ilk 3, ve 6. haftadaki ataklarda daha sık emmek isterler, hatta acaba sütüm mü yetmiyor, aç mı kalıyor, ondan mı sürekli emmek istiyor gibi düşünebilirsiniz. Ancak 3. aydaki atakta tam tersi emmeyi istemeyebilir.
Cinsiyet farkı
İlk aylarda, erkek bebekler, kızlara göre annelerinden daha fazla ilgi bekleyebilir. Bu farklılık, erkek bebeklerin kızlara göre, daha az uyuyup, daha çok ağlamalarını açıklayabilir. Diğer yandan, annelerin tepkilerinde de farklılık olduğu gözlemlenmiştir. Anneler, bebekleri kız ise, onlarla sohbet etmeye daha eğilimli olabilirler. Kız anneleri, bebeklerinin çıkardıkları seslere, erkek annelerinden daha fazla karşılık verebilirler. Bu eğilim, erkek bebeklerin ilgi çekmek için, ağlamalarını da açıklayabilir.
Meme reddinin, emme grevlerinin nedenleri
Bunun dışında meme grevleri herhangi bir zamanda da ortaya çıkabilir. Birkaç nedenden kaynaklanır. En sık nedenlerden biri biberon kullanımıdır. Bazen de büyüme atağına girer. Her gün güzelce emen bebek, birden memeyi istemez, anne aç olduğunu düşünerek, emzirmeye zorlar, bebek iyiden iyice daha çok reddeder ve memede bir kavgadır alır başını gider.
Bunun nedenini tam olarak hiç bir zaman bilemeyeceğiz ancak olası nedenler üzerinde durup, çözümlerin işe yarayıp, yaramadığına bakabiliriz.
Öncelikle pozitife odaklanalım:
– Eğer bebeğiniz gündüz emmeyip, gece boyunca emiyorsa, 24 saatte 3-4 kez İYİ emiyorsa, ihtiyacı olan kadarını alıyor demektir. Sadece gündüz emmelerine GREV bile denemez aslında.
– Çok sayıda kısa süreli emmeler, uzun süreli emmeler kadar değerlidir. Bunu özellikle 3 ve 6. haftalarda sıklıkla yaparlar. Siz de “acaba sütüm yetmiyor mu” gibi düşünebilirsiniz ama gerçek sebep; büyüme atağı olabilir. Çünkü büyüme atağı sonrası daha fazla süte ihtiyaç duyacağını, bedeninize söyleme biçimidir bu. Sık sık emme yoluyla söylemiş olurlar. Kısa süreli emmelerle bedeninize bir çeşit yeni program yüklerler. Her büyüme atağının özelliği farklıdır, mesela 3. haftada sıklıkla emmek isterken, 12. haftadakinde emmek istemeyebilir.
– Unutmayın ki, bebeğiniz sizi değil, emmeyi istemiyor. Lütfen bebeğinizin başını çevirmelerini, kucağınıza aldığınız anda kendini geri itmelerini size karşı alınan tavırlar olarak algılamayın ve bunu kişiselleştirmeyin. Ret ettiği şey siz değilsiniz, o an emme davranışını ret ediyor. Büyüme ataklarında özellikle 12. hafta civarı başlayan ve beş hafta gibi uzun bir dönem süren büyüme ataklarında, bebeğinizin bedeninde bir şeyler olup, bitiyor ve büyüyorken, durum tamamen bu süreçle ilgiliyken, bunu sizi istemiyormuş gibi yorumlamayın. Bebeğiniz bir sıçrama yapacak ve en iyi sıçramayı gerçekleştirmesi için bir adım geriye gidiyor, hepsi bu. Atak bitince bakalım güzel yeteneklerine hangisini ekleyecek? Belki sizinle daha uzun göz teması kuracak, belki çıkardığı seslere yenilerini ekleyecek, belki bir cismi daha uzun süre elinde tutup, sallayabilecek…
– Bebekler 6 saate dek aç kalabilirler. Endişelenmeye gerek yok. Açlık-tokluk nedir, açken ne yapmalı, tokken ne yapmalı, bunu öğreniyor olabilir. Size nasıl sinyal verirse, sonuç ne oluyor görmek isteyebilir. Siz sinyalini anlayıp, uygun tepkiyi verdikçe aranızdaki bağ güçlenir. Emme grevini bir armağana dönüştürmek sizin elinizde.
– Eğer o istemediği halde zorla emzirmeyi isterseniz, bu durumu daha da kötüleştirebilir.
– Eğer 6 saatten uzun almadığı oluyorsa, memelerinizi sağmayı ihmal etmemelisiniz. Bu aralık daha kısa (4 saat gibi) olabilir. Memenin dolgunluk durumuna göre kendiniz aralıkları ayarlayabilirsin.
Meme reddinin ,emme grevlerinin diğer nedenleri
Biberonla beslenen bebeklerde de meme grevleri sık gözlenir. Kolik, enfeksiyon, ağrı, diş çıkarma, annenin yeni başlayan hamileliği, bebeğin büyüme atağı gibi dönemsel bazı durumlar meme grevinin nedenleri arasında sayılabilir. Mesela bir kulak enfeksiyonu geçiriyorsa, ağrıyan kulağının üzerine yatıp, emmek istemeyebilir. Bu durumda, her zamankinden farklı bir emzirme pozisyonu, bebeğinizin memeye daha dik konumda yerleştirildiği pozisyonları deneyebilirsin. Mesela arkaya yaslanarak emzirme pozisyonu gibi. Ayrıntılı bilgiyi emzirme pozisyonları bölümünde paylaştım. Ya da grip benzeri bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa, tıkalı bir burun, emmesini zorlaştırabilir. Bu durumda odayı nemlendirmek, burnundan nefes almasını kolaylaştıracak (burnunu tuzlu su yıkamak vs) yöntemlerle emmesini sağlayabilirsiniz.
Eğer ailenizde duygusal bir çalkantı dönemi varsa, duygusal düğümler çözümlenene dek bebeğiniz emmeyi istemeyebilir. Ya da sizin aşırı kaygılı olmanız, üzüntülü bir yaşam olayı durumunda da bebeğiniz memeyi almak istemeyebilir. Kitap sonundaki sizin için bıraktığım egzersizleri ve emzirme olumlamalarını uygulayabilirsiniz.
Bazen üzerinizde olan yabancı bir kokuyu sevmez, deodorant, parfüm, değiştirdiğiniz şampuan, deterjan gibi. Ne olursa olsun, onun en sevdiği koku, terden sırılsıklam bile olmuş olsa, sizin doğal kokunuzdur.
Sütünüze geçen bir madde onu rahatsız ettiği için bazen almak istemez. Annenin aldığı omega, balık yağı gibi takviyeleri, almayı bıraktıklarında, eskisi gibi memeden aşkla beslenen pek çok bebek gördüm. Emziren anne diyetinde nelere dikkat etmeli bölümüne göz gezdirebilirsiniz.
Bazen de tek sebep, hiperlaktasyon olabilir. Bunun için emzirmede sık karşılaşılan sorunlar bölümüne bakabilirsin.
Telafi uygulamaları
Tüm nedenlerin bir uzman tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır. Ancak sizde bebeğinizle gün içinde en uzun sürelerle tensel temas yaparak, birlikte geçirdiğiniz vakti arttırarak, gaz yapan yiyeceklerden kaçınarak, bebeğinizle birlikte banyo yaparak, müzik dinleyerek, ona masaj yaparak, bebek giyme (sling) yöntemini uygulayarak yeniden memeye alıştırabilirsiniz.
İlişkinize odaklanın
Meme grevlerini aşmanın en güzel yolu, bebeğinizle etkileşimini arttırmaktan geçer. Bebeğinizle oyunlar oynamak bu etkileşimlere güzel örneklerdir. Tensel temaslarla ya da banyolarla, askıda taşınmalarla devamlı anne memesine yakın olmak, bebeğinizi yeniden emmeye yöneltebilir. Bu grev kırıldığında tekrar eski emme alışkanlıklarına geri döner.
Memeyle kavga ettirmeyin
Meme grevinde birazdan sıralayacağım tavsiyeleri uygulayabilirsiniz. Ancak hiç yapılmaması gereken ama annelerin sıkça yaptığı birşey var ki; o da bebeği “emmeye zorlamaktır.” Bebek almadıkça, anne zorlar, zorlanan bebek ağlar, memeyi ittirir, anne kendini red edilmiş hisseder, özgüveni kırılır sanki bunu “yavrusunun kendisini red edişi” gibi algılar ve olumsuz duygulanımlara kapılması sonucu sütün memeden dışarı akışını sağlayan mekanizmayı istemeden engellemiş olur (oksitosin refleksi). Süt inmeyince de “sütüm yok/yetmiyor” gibi düşüncelere kapılır.
Süt orada, hiç bir yere gitmedi
Halbuki süt oradadır, hücrenin içindedir. Ancak memeyi zorlamayla ortamda oluşan olumsuz duygulanım ve koşullar işleri iyice işin içinden çıkılmaz hale dönüştürür. Anne memeyi zorladıkça bu kısır döngü sürer gider… Sonuç gergin ve üzgün bir anne, huysuz ve memeyi almakta inatlaşan bir bebek.
Yapılacak şey memeyi sadece teklif etmek, almadığı takdirde zorlamamaktır. Teklif etme sıklığını arttırabilirsiniz ancak zorlamadan. Çünkü bir bebekle inatlaşmaya girerseniz, her zaman o kazanır.
Ayna nöronlar
Başka bir canlının hareket ve duygularını sadece gözlemlemek bile beyinde “ayna nöron” adı verilen hücrelerin aktive olmasını sağlayarak, kişinin gözlemlediği canlıya göre tepki oluşturmasını sağlar. Buna örnek olarak film izlerken hissettiklerimizi verilebilir. Henüz sözcük dilini kullanarak, kendini ifade edemeyen bir bebeğin bakımı konusunda bu yetenek annelere, onları anlamaları imkanı sunar. Örneğin aynı yatağı paylaşan bir anne-bebek çiftinde, gece emmek için uyanan bebekten önce, annesinin uyanması gibi.
Ancak ayna nöronlar karşılıklıdır. Örneğin bebekler de, gergin ve stresli bir anneyi hissedip, aynı tepkileri gösterebilirler. Diğer yandan yenidoğandaki stres de; annede stres yaratıp, fiziksel gerginlik oluşturur, annenin bebeğini sakinleştirme, içgüdülerini dinleme ya da bebek tarafından verilen mesajları anlama becerilerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle sürekli ağlayan bir bebeğin öncelikle anne ve babasını sakinleştirmekle işe başlarım her zaman.
İlk yapmanız gereken, stres düzeyinizin farkında olmanız. Özellikle bebeğinizle temasta olduğunuz an stres düzeyinizin farkına varmaya çalışın. Ayna nöronlar, sizin stresinizi ona yansıtır.
Meditasyonla şifalanın
Ayna nöronlar anne ya da bebekten biri gergin ise diğerinin de gerginleşmesine neden olabilir. Bu nedenle annenin sakin ve rahatlamış olması meme grevinde uygulanacak altın kuralımdır. İnstagram hesabımdan takip edenler bilir, annelere bu amaçla sıkça meditasyon yapmalarını önerir ve hatta meditasyon uygulamalarını yayınlarım sayfamdan. Önce anneyi ruhsal olarak sakinleştirmek, bebeğin emzirme problemine de fayda sağlayabilir. Emziren annelere özel tasarladığım yönlendirmeli meditasyonlara buradan ulaşabilirsiniz.
Emzirmeden önce bebeğinizi sakinleştirin
Memeye vermeden önce huzursuz bir bebeğiniz varsa, onunla dans edin, hafifçe onu kucağınızda güvenle ritmik hareketlerle sallayın, belki sırtını elinizle hafifçe sıvazlayabilirsiniz… Emzirme öncesi yarım kundakta (çok sıkı olmayan) işe yarıyor. Ancak daha kucağına alırken bile işte yine emmeyecek, savaş başlıyor düşüncesiyle alan pek çok anne gördüm ve maalesef bu düşünce gerçek oluyor. Bebeğinizi kucağınıza almadan önce kendi duygularınızı fark etmeye çalışın.
Bağlanmanın telafisi
Lohusalıkta emzirme sorunları genellikle bağlanmanın bozulması sonucu gelişir. Bağlanma ilk olarak doğumdan hemen sonra ten tene temasla gerçekleşir. Ancak bunun yapılamadığı durumlarda telafi edilmesi mümkündür.
Telafi uygulaması; bebeğin yeterince ısıtılmış bir odada sadece alt bezi ile annenin çıplak üst bedenine yerleştirilmesiyle gerçekleşir. Anne ve bebek birlikte banyo yaparak, sonrasında da nemli halde iken; ten temasını sağlayarak, telafi gerçekleşir. Bu koşullar, bebeğin amnion sıvısı ile nemli olduğu hemen doğum sonrası bağlanma anını çok iyi taklit eder. Eğer travmatik bir doğum deneyimi yaşanmışsa, banyo suyuna lavanta yağı gibi bitki yağları eklenerek, rahatlatıcı aromatik etkiden yararlanılabilir. Bebekler doğumdan sonra genellikle hep aynı hareketleri yapar, ayakları ile kendisini memeye doğru yöneltir, memeyi yakalamaya çalışır. Bu uygulamada annelerde yoğun duygular açığa çıkar. Birçok anne için ilk ten temasının sağlandığı an kendilerini gerçekten anne olarak hissettikleri andır. Ve uyguladığım pek çok annede, bu an, meme grevini kıran müthiş bir dönüşüm anı olmuştur.
Ten temasıyla bağlanmayı telafi ettiğim bir anne:
“Emzirmenin bu kadar keyifli birşey olduğunun farkına şu an varıyorum. Şimdiye kadar herkes beni bir yandan çekiştirdi, öyle tutma, böyle tut diye… Emzireceğim diye boynum, omuzlarım tutulmuştu. Halbuki emzirmek ne kadar doğal ve keyifli bir süreçmiş. Bebeğimi ilk defa şu an hissettim” (6 günlük bebek annesi, ilk bebeği, 26 yaşında).
Ten teması
Ten teması, meme grevlerinde uygulanabilecek, iyileştirici özelliği yüksek, basit bir uygulamadır. Fayda sağlanana dek, her gün, gün içinde çeşitli sıklıklarda uygulanabilir. 10 gün üst üste, günde 10 kere ve 10’ar dakikadan az olmayacak şekilde yapabilirsiniz. Ne kadar çok yaparsanız, o kadar fazla şifalanırsınız. Genellikle aileler, bebeklerin çıplak üşeyebileceği kaygısını taşır. Bu kaygının doğru olmadığını anlatmak için, ilk bölümlere bakabilirsiniz.
Birlikte banyo yapmak/Yeniden doğmak
Bebeklerin emmeye programlı doğmuş olması ve doğuştan getirdiği bu yetenek ilk aylarla sınırlı değildir. Gerçekten de klinik deneyler, bu içsel yeteneğin belki de en az bir yıl ve daha uzun süre devam edebileceğini göstermiştir. Anne ve bebek ılık suyun içinde, bebeğin sırtı annenin karnına değecek şekilde, bir kuvete birlikte girdiklerinde, bu bebeklerin memeye doğru hareket ettikleri ve emzirme sürecini başlattıkları görülmüştür. Buna birlikte banyo yapmak adı verilmiştir. O dönemde bu teknik yeniden doğma olarak popülerlik kazanmıştır.
Benim de sıklıkla uyguladığım bu yöntem, meme grevinde olan üç ay civarı üç bebekte olumlu sonuçlar vermiş, iki bebekte ilk denemede, üçüncü bebekte ikinci denemede sonuç almıştık.
Büyüme ataklarında meme reddinin, emme grevinin NORMAL olduğunu kabul edebilirsiniz
Bebeklerin büyük sıçrama öncesi, bu geri adımlarında meme grevi görülmesi son derece normaldir. Bu dönemde aynı zamanda uykusuzluk, iştahsızlık, huysuzluk hali görülür. Ancak anne bu şikayetlerin hepsini meme grevine bağlayıp, uykusuzluğu sütün az oluşuna; iştahsızlığını da memeyi istemeyişine bağlayabilir. Halbuki genel olarak bu geçici bir dönemdir. Nasıl ki bizler hasta olduğumuzda keyifsiz ve iştahsız oluyorsak ve keyifle yemek yerine sadece hayatta kalmamıza yetecek kadar yiyorsak, bebekler de öyle… Üstelik bir, iki dakika aldığı süt bile ona yeter. Geceleri emerek, gündüz ki açığını kapatır.
Meme= stres gibi algılamamalıdır
Ancak bu dönemde memeye zorlanırsa, meme ve stres duygusu arasında bir ilişki kurar. Büyüme atağı geçtiğinde bile memeye geldiğinde bu ilişkiye bağlı strese girer ve gerginleşir. Destek olduğum pek çok ailede bu tabloyu görürüm. Birinde durum şöyleydi: Bebek üç aylıktı ve şikayeti meme greviydi. Bebek daha annesinin memesini görür görmez derin ve hızlı solunum yapmaya başlıyor (bu tip solunum bebeklerse stres belirtisidir), ellerini yumruk yapıyor ve birkaç saniye içinde ağlamaya başlıyordu. Anneye zorlayıp zorlamadığını sorduğumda çok zorladığını söyledi. Bebek meme ile stres ilişkisini kurmuştu. O bebeğe bağlanmanın telafisi, ten teması ve birlikte banyo uygulamalarını yapmıştık. Büyüme atağı geçince memeye tekrar dönmüştü. Çünkü her grev, kırılmak içindi !
Sütü sağarak, koruyun
Büyüme atağı geçene dek, annenin bebek memeden almadığı takdirde sütünü sağması, süt üretiminin devamlılığını sağlar. Boşaltılmayan meme, bir süre sonra süt yapımını da “ihtiyaç nasılsa yok” diye düşünüp, azaltır. Memeye, ihtiyaç olduğu mesajını vermek istiyorsak, memeyi tıpkı emzirirken ki aralıklarda boşaltmak gerekir.
Uykudayken emzirin
Yukarıda örneğini verdiğim bebekte ve telefon danışmanlığı ile uzaktan yardım ettiğim pek çok ailede, bebeğin uykuya dalış sırası ya da uyanmak üzere olduğu yarı uykulu dönemde memeyi emdiğini keşfettik. Emmek, onlarda içgüdüsel olarak var olan bir refleks olduğundan, henüz tam üst beyin faaliyetleri başlamadan memeyi teklif etmek, kendiliğinden emmeyi de beraberinde getirmişti.
Bebeğinizle etkileşiminizi ve fiziksel temasınızı arttırın
Anne bebek dans grupları şifalanmak için harika yerlerdir. Bebeklerini giyerek (kanguru ya da slingler yardımıyla) dans etmek ya da battaniyeleri iki anne karşılıklı tutarak, ninniler eşliğinde (bunu eşinizle ya da bebeğin bakımına yardımcı olan biriyle de yapabilirsiniz) bebeklerinizi sallamak, şifa verir. Hareket, ritim ve şarkı söylemek iç huzuru besler. Mesela emme grevlerinde ayakta sallanarak emzirmenin, emme yönünde olumlu eksine pek çok defa şahit oldum. Bir keresinde anne ile ben çarşafı iki ucundan gererek, bebeği sallayarak uyutmuş ve ardından 4 hafta boyunca emmeyen bebeğin, emişini zevkle izlemiştim. Hekimlik yapan bir anneyle de iki duvar arasına kurulu bir çingene salıncağında, bebeğini uyutmuş, ardından anne bebeğin üzerine eğilerek, emzirmişti. Mucize anlardandı…
Emzirme problemlerinde de iyileşme için biyoritm vardır
İyileşme döngüleri; yönlendirilemez, hızlandırılamaz ya da değiştirilemez. Doğru zamanda kendiliğinden düzelir, iyileşir. Mesela meme grevini aşmak için zamana ihtiyacınız vardır ya da bebeğinizin güçlenip, daha kuvvetli emmesi için zaman gerekir. Size düşen, bu zaman ihtiyacına izin vermek ve saygılı olmaktır. Olanı olduğu gibi kabul etmek, ikinizi de mutlu eder. Eğer iyileşme döngüsüne saygılı olmayıp, onu hızlandırmak yönünde müdahale ederseniz, doğal ritme izin vermez ve sonuçta kendinizi ve bebeğinizi mutsuz edebilirsiniz. Hatta bebeği istemediği şeylere zorlamak, mesela zorla kafasından bastırıp, emzirmek, ya da acıkmadığı zamanlarda bile, çok uzun süre aç kaldığını düşünüp, zorla beslemek travmatik de olabilir. Doğru zamanın geleceğine duyduğunuz güvenle, rahatlayın.
Bir şey olmuyorsa 3 sebeptendir:
– O şey, sizin hayrınıza değildir.
– Olması için hayırlı bir zaman değildir.
– Olmuyorsa, daha iyisi olacağı içindir.
Yardım almakta geç kalmayın
Son olarak, işin içinden çıkamadığınız durumlarda profesyonel yardım almakta lütfen gecikmeyin. Kulaktan dolma bilgiler ya da internette okuduğunuz bilgiler çoğu zaman fayda sağlar ancak baktınız ki olmuyor, yardım alın. Çünkü hangi yöntemin sizin eşsiz bebeğiniz için fayda sağladığına karar vermeniz güç olabilir. Her bebek kendine özeldir ve genel bilgiler sadece geneldir, bebeğinize özel değil.
Anneye Mesaj: İYİ HABER: Bu geçici bir dönemdir. Ve grevler kırılmak içindir ! Her bebekte görülmez. Önemli olan memeyi almadığı süre boyunca sütünüzü sağarak, süt yapımının sürekliliğini sağlamaktır. Unutmayın ki, herşey için hayırlı bir zaman vardır. Memeye dönmesi için de doğru bir vakit var. Umutsuzluğa kapılıp, strese girerseniz süt yapımınız da etkilenebilir. Önemli olan, kolay pes etmemektir. Aşkla besleyin sevgili anne…
